MERİÇ ALGÜN

Bir Mesafe ve Arzu Sözlükçesi

(Süregiden Bir Çaba)

10.09 – 09.11.2019

Bunker

Meriç Algün, Riverrun’daki "Bir Mesafe ve Arzu Sözlükçesi (Süregiden Bir Çaba)" başlıklı kişisel sergisinde kıtaların birbirinden nasıl ayrıldığına, sınırların nasıl oluştuğuna, ve aşka ve arzuya duyduğu ilgi ve meraktan doğan bir grup yeni işini sergiliyor. Yerleştirmenin esasını bir tangram masa oluşturuyor –farklı şekillerde düzenlenebilir yedi parçadan oluşan, şekillere ayrılmış bir bulmaca. Bu yerleştirme karbon çağından kalma bitki fosillerini, kilden heykelleri, haritaları, metinleri ve mesafe ve arzuyla ilintili bir dizi başka nesneyi bir araya getiriyor. Tıpkı bir cümle içinde kullanılmayı bekleyen sözcükler gibi, tangramın yassı geometrik yüzeylerine yerleştirilmiş bu nesneler çağrışımlara ve yorumlara açık bir halde bekliyorlar. Algün, bununla, kimliklerin fetişleştirildiği, doğal kaynakların hızla tüketildiği bir dünyada, aşkın da tehdit altında olduğuna ve bununla başa çıkmanın tek yolunun bir başkasıyla bağdaşmaktan geçtiğine dikkat çekiyor. 

Son on yıldır çeşitli malzeme ve tekniklerle çalışan Algün, kendi kültürel, dilsel ve bürokratik sınırları aşma deneyimini çıkış noktası alarak aslında pek çok kişiyi ilgilendiren meselelerden söz ediyor. Çoğunlukla, karmaşık yapıların unsurları arasındaki ilişkileri açığa vurmak için düzen ve denetime dayalı belirli parametreler dahilinde belli bağlamları görünür kılan işler üretiyor. Dil ve çeviri Algün’ün işlerinde önemli bir rol oynuyor; örneğin, 12. İstanbul Bienali için tasarladığı Ö (Ortak Harf)’de (2011) İsveççe ile Türkçe’de aynı olan sözcükleri bir araya getiren bir sözlük oluşturmuştu. Algün, kural ve yasa koyan sistemlerin ve kısıtlamaların neyi dile getirip, neyi yapabileceğimizi nasıl belirlediğini zekice görünür kılıyor. 

Bir Mesafe ve Arzu Sözlükçesi (Süregiden Bir Çaba), 2019

Yerleştirme, yedi farklı parça, nesneler   

Toplam boyut: 300x300x80cm